çocuklarım - Blogcu



« Önceki |

20/11/2009

YENİ BİR YILA GİRERKEN....

yeni bir yıl...yeni umutlar... mutluluklar ve güzellikler olsun.. tüm dünya da barış güvercinleri uçurulsun...


20/11/2009

TEŞEKKÜR EDERİM BABACIĞIM...

SEVGİLİ BABAMIN, O GÜN YAPTIĞI SÜRPRİZ BENİ ÇOK HEYECANLANDIRDI.. UZUN ZAMANDIR ÇOK İSTEDİĞİM BİR ŞEY ALMIŞTI BANA..BİR BİSİKLET...BİSİKLETİMİ ÇOOOK SEVİYORUM..TEŞEKKÜR EDERİM BABACIĞIM...

 

BİR DÜNYA BIRAKIN

Oynaya oynaya gelin çocuklar
El ele, el ele verin çocuklar.

Bir vatan bırakın biz çocuklara
Islanmış olmasın göz yaşlarıyla.
Bir bahçe bırakın biz çocuklara
Göklerde yer açın uçurtmalara.
 
Oynaya oynaya gelin çocuklar
El ele, el ele verin çocuklar.
 
Bir barış bırakın biz çocuklara
Ulaşsın şarkımız güneşe ve aya.
 
Oynaya oynaya gelin çocuklar
El ele, el ele verin çocuklar.
 
Bir dünya bırakın biz çocuklara
Yazalım üstüne sevgili dünya
Oynaya oynaya gelin çocuklar
El ele, el ele verin çocuklar. 

Adnan ÇAKMAKÇIOĞLU


20/11/2009

DESTAN ZEYNO'm Dua Ediyor....


10/6/2009

İŞTE İLK DİPLOMAM...YAŞASIN MEZUN OLDUM...

 














MEZUNİYET TÖRENİMDEN GÖRÜNTÜLER. 27/5/2009












23 NİSANDA
AZİZE ADLI
ŞARKI İLE
GÖSTERİ
YAPTIK.
GÖSTERİ
KIYAFETİMİ
NASIL BULDU
NUZ

23/2/2009

yeni doğan kuzenim Zehra'yı görmek için Şubat tatilinde Burs







11/11/2008

çocuklarımız, gözbebeklerimiz...

EDİRNEDEKİ, BURSADAKİ VE İSTANBUL DA Kİ KUZENLERİM GELDİ...DAYILARIM, YENGELERİM, TEYZELERİM, ANNEANNEM VE DEDEM HEP BİRARADAYDIK...

ARAMIZA HOŞGELDİN ZEHRA KARDEŞİM...




Sevgili kardeşim Taha Berkman


Sevgili kardeşlerim Esin Saba ve Kaan Ege





ZEYNO ANASINIFINDA DOĞUMGÜNÜNÜ KUTLUYOR- MAYIS2008

ZEYNO YIL SONU GÖSTERİSİ-2008


ŞIMARIK ZEYNO





 

Çocuklara meyve ve yoğurdu bol yedirelim.
Ancak yoğurdu prebiyotik ve ev yoğurdu olarak kullanalım. Yoğurdunuzu evde yapın. Peynir ve
çökelek fazla miktarda yiyin. Keçi peyniri çok faydalıdır.

-Çocuklarımızı beyaz un, beyaz şeker ve tuzdan koruyalım.

 

-En faydalı gıdalardan birisi cevizdir. Daha sonra
fındık ve bademdir. Ayçiçeği açık alın. İşlemden geçmemiş olacak, kavurup yiyebilirsiniz. Ama fındık, ceviz gibi yiyecekleri kabuklu alın. Çünkü içine böceklenmesin diye ilaç sıkılmaktadır. Sonsuz
faydaları olan yiyeceklerdir. Günde bir avuç
muhakkak tüketiniz.

-Elma dünyanın en faydalı gıdalarından birisidir

 

Kanola yağı kızartma için en uygun yağdır.
Onun dışında birinci seçeneğimiz zeytinyağdır. Memleketimizin iftihar edebileceği yağdır.
Fındıkyağı da tercih edilebilir.

 

-Çocuklarımız fastfood türü yiyecekleri
15 günde bir yiyebilirler. Ama haftada
3 kez yedikleri takdirde beyin tümörlerinde, lenfomalarda ve lösemilerde 3 kat artış
gözükecektir. Çocuklarımıza arada bir
verebiliriz. Ama dışarıdaki yiyeceklerin
nasıl kızartıldığını bilmiyorsunuz.
Ona göre hareket edin.

Meyvelerin üzerine parlak görünmesi için mum sürülüyor. Bunları hakiki zeytinyağlı sabundan geçirdikten sonra elma sirkeli sudan geçirin.
Ya da elma sirkesi ile ovun. Meyveyi kabuğuyla
tüketin eğer sterilse.

-Lahana, marul gibi yiyeceklerin ilk dört
kabuğunu çöpe atın. İstediğiniz kadar
yıkayın bunların üzerindeki pestisitleri temizleyemezsiniz. Çaresi yok.

 

-Meyva suyu yerine posasıyla tüketin.
Biz kanserli hastalara suyunu veriyoruz.
 Meyve suyuna geçmeyen çok madde
posada kalıyor. Bu şekilde kolon ve
miğde kanserinden korunmuş oluyorsunuz

 

-Plastik her yerde zehir. Plastik bardaklar,
kaplar, plastik herhangi bir şey-
Çocuklarımızı yeşil plastik sahalarda oynatmayınız.
Plastik çimenler sentetiktir ve kanserojen madde alabilirler
.

 



-

***************************************************************************

HAYAT VE BAŞARI

 

Ralph Waldo Emerson'un "başarı nedir?"
sorusuna verdiği bir cevap vardı:
- Sık ve çok gülebiliyorsan,
- Akıllı insanların saygısını, çocukların sevgisini
kazanabiliyorsan,
- Dürüst eleştirmenlerin takdirini alabiliyorsan,
- Sahte dostlarının ihanetine katlanabiliyorsan,
- Güzelin değerini biliyorsan,
- Diğer kişilerde en iyiyi bulabiliyorsan,
- Daha iyi bir dünya için geride ister sağlıklı
bir çocuk,ister iyileştirilen bir sosyal durum,
ister ufak bir parça yeşil bahçe bırakabiliyorsan,
- Tek bir kişi bile olsa, biri senin varlığından ötürü
daha
rahat nefes alabiliyorsa…
- İşte bu başarmış olmaktır.

10/11/2008

ATAMIZI SAYGI VE ÖZLEMLE ANIYORUZ... UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ...

Ord. Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu’nun günümüz Türkçe’sine uyarladığı Gençliğe Hitabe

 "Ey Türk Gençliği!
Birinci ödevin Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyetini sonsuza dek korumak ve savunmaktır.
Varlığının ve geleceğinin biricik temeli budur. Bu temel, senin en değerli (güven) kaynağındır. Gelecek de, yurt içinde ve dışında, seni bu kaynaktan yoksun etmek isteyecek kötüler bulunacaktır.
Bir gün, bağımsızlığını ve cumhuriyetini savunmak zorunda kalırsan, göreve atılmak için içinde bulunacağın ortamın olanak ve koşullarını düşünmeyeceksin!
Bu olanak ve koşullar çok elverişsiz olabilir.
Bağımsızlığına ve cumhuriyetine kıymak isteyecek düşmanlar, bütün dünyada benzeri görülmedik bir yenginin temsilcisi olabilirler.
Zorla ya da aldatıcı düzenlerle, sevgili yurdunun bütün kaleleri alınmış, bütün gemi yapım yerleri ele  geçirilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve yurdun her köşesine eylemli olarak girilmiş olabilir.
Bütün bu durumlardan daha acı ve daha korkunç olmak üzere, yurdun içinde yönetim başında bulunanlar, aymazlık ve sapkınlık ve üstelik hainlik içinde bulunabilirler.
Dahası, yönetim başında bulunan böyleleri, kişisel çıkarlarını, yurduna girip yayılmış olan (dış) düşmanların siyasal amaçlarıyla birleştirebilirler.
Ulus, yoksulluk ve darlık içinde ezgin ve bitkin düşmüş olabilir.

Ey Türk geleceğinin genç kuşakları!
İşte bu ortam ve koşullarda bile ödevin, Türk bağımsızlığını ve cumhuriyetini kurtarmaktır.
Gereksindiğin güç, damarlarındaki soylu kanda vardır."

           20 Ekim 1927






















ATAM İZİNDEYİZ

 

GENÇLİĞE HİTABE

         Ey Türk gençliği ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
        Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır.

Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
         Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

                                                                                                    Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK
20 Ekim 1927

5/11/2008

SEVGİLİ ANNECİĞİM...

Sevgili Anneciğim,
Ne garip; yeni yeni farkediyorum ki,
çocukları anne olunca çocuklaşıyor anneler...
... Ve insan, zamanın nasıl insafsız
bir öğütücü olduğunu bu rol değişiminde anlıyor.
Eminim karnındaki ilk tekmemden, hatta doktorların
'Bundan sonra ağır kaldırmak yok' müjdesinden
beridir iki kişilik yaşıyorsun yaşamı...

Doğum odasında bir küçük el saçlarına tutununca
değişti herşey ve o el, o saçtan hiç eksik olmasın istedin.
Kimbilir kaç geceyi karyola başuçlarında derin
iç çekişler dinleyip hüzünlenerek uykusuz geçirdin,
kaç emzirme seansında bitkin uyuyakaldın.
O gün bugündür hayatı, bir toprakla çiçeği kadar
ortak üretiyor, tüketiyoruz.
Yolboyu, kusurlarını hiç görmedik birbirimizin,
yeteneklerimizi abarttık karşılıklı; toz
kondurmadık üzerimize, kol kanat gerdik...
Ben dünyanın en iyi evladıydım, sense; tarihin
en iyi annesi... Her çığlıkta
başucumda biteceğini bilmenin güveniyle büyüdüm.
Her derdimde benden çok dertleneceğini bilmenin
o bencil alışkanlığıylaayakta kaldım. Sevginle donandım...
Ama sonra birden o korkunç çark devreye girdi
ve yaşamın acımasız kuralı işledi ;
Büyüdüm... Senin kollarında 'sen'den habersiz,
bambaşka bir 'ben' çıktı ortaya. Bazen o eski 'ben'e
hiç benzemeyen bir 'ben'... Çünkü farkettim ki,
anlattığın masalların yaşamda karşılığı yokmuş.
Kızlar bir prens umuduyla kurbağaları öpedursun,
ben her yalanda burnumu yokladım.
Şaşırdım. Bostandaki lahanaların,
ısırılmış lahanaların ve benzeri pastoral ninnilerin
modasının geçtiğini gördüm sokakta...

Söyleyemedim sana...
'Yaşamın değiştiğini, eski tecrübelerin artık
eskisi kadar geçerli olmadığını' anlatan kitapları
salonun ortasında açık bıraktım, açıp okuyasın diye...
Her kuşağın o vazgeçilmez ikilemi depreşti yeniden;
'Devir de amma değişti' diye yakınırken sen;
ben ilginle boğulduğumdan dertlendim.
Bir yerim yaralandığında 'Anam görürse
ne kadar üzülür' diye gizlemeye çalışmak
küçük bir çocuk için nasıl bir yüktür bilir misin?
Acından çok onda yaratacağın acı, acıtır canını...

Oysa ne çok acılar paylaştık seninle...
Ve ne çok sevinçler yaşadık beraber...
Nasıl dar günlerde yardıma koşup,
kaç şenliğine ortak olduk birbirimizin?
...Lakin artık kafesten uçma vaktiydi.
'Danaların girdiği bostan'da ayakta kalabilmenin yolu,
tek başına kanat çırpmayı öğrenmekten geçiyordu.

Yargıladık birbirimizi bir dönem...Sorguladık...
...Sen bana eş dost çocuklarını örnek gösterdikçe,
ben seni eş dost ebeveynleriyle kıyaslar oldum.
Sen her sohbete 'Bizim çocukluğumuzda...'
diye başladıkça ben, değişen
takvim yapraklarını koydum önüne...

Nasıl da zalim bir çark bu değil mi?
Doğuyor, doğuruyor ve günün birinde
yuvadan uçacağını bile bile
koca bir ömrü karşılıksız veriyorsun...
Ve hayat birden ıssız bir adaya dönüşüveriyor.
Sonrası kâh bir kapı zili beklentisi,
kâh bir mektup, kâh bir telefon sesi...
Gizliden gizliye özlenen bir torun müjdesi...
Fotoğraflar sarardıkça solan bir yaşam ve uzaklaştıkça
yakınlaştığımız bir mazinin geri dönmez anıları...
Yazılarla konuştuk öyle zamanlarda...Bakışlarla anlaştık.
Ağlaştık birbirimizden gizleyerek acılarımızı...
Bir mimikle özleştik, bir gülüşle kavuştuk.
Ben büyürken seni de büyüttüm.

Şimdi çok daha iyi anlıyoruz birbirimizi...
Çünkü küçücük bir el saçlarımı kavrıyor geceleri...
Karyola başlarında uykusuz geceler geçiriyorum.
Pastoral ninnilerle büyütüyoruz oğlumu;
yalancı çocukların burunları uzuyor masallarda,
öpülen kurbağalar prens oluyor.

...Ve yaşamın değiştiğini, eski tecrübelerin
geçersizleştiğini anlatan kitapları
kaldırıyoruz salondan gizli gizli...
O korkunç çark, acımasız bir hızla dönmeye
devam ediyor. Zaman, öğütüyor kuşakları...
İnsan ancak mahrum kalınca anlıyor
sevginin değerini...
Bense sevginden mahrum kalmaya
fazla dayanamayacağımı biliyorum.

O yüzden bu Anneler Günü'nde
sana upuzun bir ömür diliyorum.
Hem biliyor musun?
'SENİ ÇOK SEVİYORUM'......

(Alıntı...)

************************************************************

KUZENLERİM BENİM..

HEPİNİZİ ÇOK SEVİYORUM...

 

 

 

ATAM İZİNDEYİZ

 

GENÇLİĞE HİTABE

         Ey Türk gençliği ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
        Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır.

Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
         Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

                                                                                                    Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK
20 Ekim 1927


yeni bir yıl...yeni umutlar... mutluluklar ve güzellikler olsun.. tüm dünya da barış güvercinleri uçurulsun...

 

1/11/2008

Yaşadığınız hayatın farkında mısınız?

Yaşadığınız hayatın farkında mısınız?
Yılın e-postası bu haberde!..
BU YILIN E-POSTASI İLAN EDİLDİ



Ne şekilde olursa olsun yaşamdan zevk alın.
Olaylar bazıları için kötüdür ama bizim için çok daha iyi :)
 
Yaşamınızda dikkatinizi çeken pek çok şey vardır fakat sadece birkaçı
yüreğinize dokunur... bunları izleyin...


Mutsuz olduğunuzu düşünüyorsanız onlara bakın.
Gelirinizin düşük olduğunu düşünüyorsanız, o ne yapsın?


Fazla arkadaşınız olmadığını düşünüyorsanız...
Vazgeçmeyi düşündüğünüz an, bu insanı düşünün:

Ulaşım sisteminizden şikâyetçi iseniz, bunlar ne yapsın?
Bulunduğunuz toplum size adil davranmıyorsa, bu kişi ne yapsın?


Sebzeden hoşlanmıyor musunuz?
Onlar açlıktan ölmek üzereler!

Yatakta uyumak için minnettar oluyor mu? Onlar bir daha uyanamayacaklar!




Birisi Nike yerine size Adidas hediye edebilir.. Onlar hep tek marka
giyiyorlar
!

Ebeveyniniz size özen göstermekten yoruluyor mu? Onlar aldırmıyorlar!


Çalışmaktan sıkılıyor musunuz? Onlar değil!
Aynı oyunlardan sıkılıyor musunuz?
Onların başka seçenekleri yok!




29/10/2008

YAŞASIN CUMHURİYET...

CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN



AFRİKADA ÇOCUK OLMAK!!...

Ataturk, the founder of the Republic of Turkey, devrimleri ve ilkeleri
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu